Primeri bilinmeyen metastatik kanserler

 

 

Primeri bilinmeyen metastatik kanserler

 

Primeri bilinmeyen metastatik kanserlerde tanı anında vücudun bir veya birden fazla bölgesinde tümöre ait metastazları olan fakat anemnez fizik muayene bütün radyolojik tetkikler pet ,bt ,emar ultrasonografi, biyokimyasal ve tümör markırları CEA19.9 , CA15.3 , CA12.5 ,AFP gibi tümör markırları idrarda ve büyük abdestte gizli kan araştırması metastatik odaklardan yapılan çeşitli biyopsilerde patologlarca defalarca incelenip bakılmasına rağmen hastalığın çıktığı odağın gösterilemeyen kanserlere verilen adıdır.Yeni kanser tanısı konan hastalar arasında bilinmeyen metastatik kanser sıklığı %3-10 arasında değişmektedir.Genellikle yaşlılarda daha çok rastlanmakta ancak gençleri de bu grubun dışına atmamak gerekir.Bu hastaların otopsilerden sonra dahi %15-25' inde primer odak saptanamamaktadır.

Primer bilinmeyen metastatik kanserlerde odağa ait bir bulgu çıkmamaktadır.Yaygın metastaz gelişmesi ve hastaların metastazlara ait klinik belirti ve bulgulara başvurması bu grubu kendine ait özel bir duruma getirmiştir.Hastaların %90 metastaz odakla ilgilidir.Genellikle hastaların ilk başvuruda en belirgin semptom veren bölgeler lenf ganglionları, akciğer, kemik, karaciğer, beyin ön planda gelir.Bu tip hastalarda görülen semptomlar iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk ,sık sık grip olmak ve atesleşlenmek gibi şikayetlerdir.Eğer metastaz lenf ganglionlarında ise o bölgede ağrı ,lenf bezlerinde şişkinlik, bazen bası belirtilerine bağlı olarak kolda ödem, bacakta ödem gibi belirtiler, kemiklerde ise ,ağrılar bazen olmadık bir şekilde kırıkla karşımıza gelebilir.Gene akciğer lezyonlar varsa nefes darlığı yan ağrısıyla ortaya çıkabilir.Karaciğer de ise sarılıkla karşımıza cıkması şaşırtmamalıdır,sarılık ,kaşıntı halsizlik bu bulguların içindedir.Eğer peritonu tuttuysa karında sıvı toplanması, bel ağrısı , halsizlik ,beyni tuttu ise çift görme, kusma, vücutta çeşitli kol ,bacak, ayaklarda kuvvet kaybı, bilinç kaybı ortaya bu semptomlarla çıkabilir.Hastalarda bu evvelki verdiğimiz istatistiklere göre hastalığın gelişmesi sırasında primer tümöre ulaşma imkanı doğabilir.İlk başta yaptığımız bütün tetkikler ileri devrelerdede yapılmalı, primer odağı bulduğumuz takdirde tedavi de yapılan değişiklik hastada yeni bir şans getirebilicek tedavisini mümkün kılabilecektir.Karın üstünde olan tutulumlarda primer odak için öncelikle akciğer gene batındaki tutulmalarda ise mide ,bağırsak pankreas karaciğer cok iyi taranmalıdır.Tümör hücresinin iyi, orta ve kötü diferansiyasyon( hücredeki atipik hücrelerin kötüye doğru farklılaşması)bunları ayırıcı tanıda patoloğun cok iyi tetkikleriyle örneğin melanom, lenfoma ve bazı tip sarkomlardan ayrılmasını sağlar.Bütün hastalarda, biyopsi iğne biyopsisinden ziyade cerrahi biyopsi olarak tercih edilmeli ve tümörün alınmasında patoloğa yardımcı olacak ve primer tümörün saptanmasında büyük rol oynayacaktır.Patolaglar önemle immünohistopatolojik kimyasal değerlendirmeler de primeri bulmakta daha şanslıdır.Ümminokimyasal incelemelerde sitokeratin, vimentin, dezmin, kromogramin gibi maddelerin araştırılması özellikle karsinom, lenfoma, melanom, sarkom, nöroendokrin tümörlerde yardımcı olabilir.Elektron mikroskopuda değerlendirmede söz sahibi olabilir.Burada bu hastalarda endoskopik tetkikler gastroskop ve kolonoskopi, şikayetleri de uygunsa yapılmalıdır.Mamografi rutin olarak bakılmalı histopatolojik durumuna göre baş, boyun muayenesi de gözden uzak tutulmamalıdır. Özellikle nazofarenks muayenesi önemlidir.Herhangi bir üst lenf bezi tutulmasında bronkoskopi yapılması da gereklidir.Genellikle kasık lenf bezindeki metastazlarda ise kadınlarda vulva, vajel ve serviks muayenesi yapılmalı, erkeklerde ise, penisin muayenesi oldukça önemlidir anal bölgeye de bakmak gereklidir.Kemik metastazı olan erkeklerde PSA özellikle prostat kanseri için bakılmalı genç erkeklerde ise erkek yumurtalık kanseri bakımından BETA HCG, AFP bize yol gösterebilir karın zarı karsinomasında ise CA12.5 over kanseri için araştırma amacıdır.

Tedavi de özellikle doktorun histopatolojik yorumu tümörün lokalizasyonunu hastaların tedavisinde yönlendirilmesinde rol oynar Bu hastalarda eğer kemoterapatik ajanlar tümöre çok uygun olarak uygulanabilirse başarı şansı ortaya çıkabilir.Eğer memede, mamografide normal olmasına rağmen mastektomi sonrası tümör saptanması durumu vardır, o zaman aynı meme kanseri gibi hasta tedavi edilmelidir.Peritonu tutmuş tümörlerde, yumurtalıklarda yapılan tetkiklerde pet, bt, emar'a rağmen CA12.5 yüksekse ki yüksektir over gibi tedavi edilmelidir. Gene erkeklerde PSA yüksek olanlarda hasta prostat kanseri gibi tedavi edilmelidir.Boyundaki lenf bezleri olan primeri bilinmeyen kanserlerde bunlarda kemoterapi beraber radyoterapi ile düşünülebilir.Tümör tek bir nodül halinde tekse ve vücutta başka nodül yoksa o zaman kemoterapi cevabına göre tam çıkarılması ve radyoterapiyle düşünülebilir.Bütün bu tümör markırları ve doktorun klinik muayenesi yaptırdığı bütün radyolojik tetkikler primeri tam olarak işaret etmiyorsa onkolog bunlarda geniş bir spektrumu kapsayan kemoterapi histopatolojik durumda göz önünde bulundurarak uygulanır, ilk tercih edilen cisplatin ve etoposittir bunun dışında doktorun görüşüne göre fluourorusin, doksaburisin ve taksan grubu denenebilir.Bu seçimlerde hastanın performans durumu veya hastanın kadın veya erkek olması metastaz sayısı ,ve histopatolojinin diferansiyasyonu hastanın yaşam süresinde ve tedaviye verdiği cevap ön plana çıkabilir.

Kanserde beslenme ve ek destek tedavilerle ilgili  pek çok spekülasyon ve suistimallerle karşılaşıldığından, Primeri bilinmeyen metastatik kanserlerde beslenme ve destek tedaviler konusunda detaylı bilgiye ulaşılması için  4444844 numaralı telefondan irtibata geçebilirsiniz. 

 

  • E-Bülten

  • Hava Durumu

  • Döviz

    1 $ = 3,93 TL
    1 € = 4,65 TL
    1600064 Ziyaretçi